BENİ ŞOK EDEN BİR HURAFE

            Her yörenin kendine özgü konuşma şivesi vardır.Yemek çeşitleri de her bölgenin geleneğine göre değişiklik gösterir. Hurafelere bakıldığında da her bölgeye özgü özel hurafe çeşitleri görülmektedir. Bunları saymakla bitiremeyiz. Çünkü, her geçen gün yenileri türetilmektedir.

            Bu hurafeler sosyal olaylara göre guruplara ayrılır. Mesela; evlenme ile ilgili, doğumla ilgili, işle ve kısmet açma gibi, her konuda  hurafe vardır. Bunlardan bazıları: “Küçük çocuğun üzerinden atlarsan boyu kısa kalır, onun için tersine bir daha atlamak lazım.”( Bize bunu küçükken çok yaptırdılar.)” Hamile kadın elma yerse çocuğu güzel olur.” “Şunu yerse kız, bunu yerse erkek olur.” “Gece hangi evin önünde baykuş öterse, o evden ölü çıkar.” Falan filan…Bunlar önce uydurulup gelenekleştirilmiş, zamanla da dinleştirilmiştir.

            Bu nasıl olmuştur? Şamanizm ve diğer put perest dinlere mensup olanlar, müslümanlığı kabul edince eski dini adetlerinden tamamen vaz geçmemişler. Yani eski gelenek ve adetlerini silip, islam dinini olduğu gibi kabul etmemişler. İslam dinini kendi dinleri üzerine oturtup, islamı kendi dinlerine uydurmuşlar. Bu yüzden pek çok şamanizm adeti gelenek olarak devam etmiştir. Bir de hıristiyan ve yahudilikten etkilenilen adetler de geleneğe katılmış, zamanla din kuralı olarak benimsenmiştir. Mesela ; Hz. İsa’ yı çarmıha gererken merdivene çıkarak bu işi yaptıkları için, merdiven altından geçmek uğursuzluk sayılmıştır.

            Peygamber (S.A.V) Efendimize, uğursuzluk hakkında sormuşlar. Hz. Peygamber:” Dinde uğursuzluk yoktur. Kim bir uğursuzlukla karşılaşırsa,  durmayıp yoluna devam etsin.” Demiş.

             Bir de haftanın yedi gününe uğursuzluk yakıştırmışlar. Pazartesi çamaşır yıkanmaz. Salı günü iş yapılmaz. Çarşamba dikiş dikilmez. Cuma şöyle, Pazar böyle derken insanları tembelliğe sevketmişler. Hz. Peygamber (S.A.V) ” Çalışan ve üreten insan Allah’ın sevgili kuludur.” Demiş. İslam dini çalışıp, ilimde, bilimde ilerlemeyi emretmiştir…

             Şimdi, ömrümde ilk defa duyduğum ve beni şoka uğratan batıl inancı anlatayım: Yıl 1983  Beyoğlu Tarlabaşı caddesi Çağdaş restorantta aşçılık yapıyorum. İşler durgun olduğu için herkes sudan bahaneleri işsizlik sebebi sayıyordu. Birgün mutfakta oturmuş gazete okuyorum. Personel hep birlikte yaygarayı bastı.” Usta gazete okumak uğursuzluktur. Rızkımızı keser. Hemen bırak o gazeteyi…” Bu bende şok etkisi yaptı…BU NE CEHALET !..

            KUR’AN’IN İLK  AYETİ ” OKU …” dur. Allah okumayı, öğrenmeyi emretmiş, şu insanların düştüğü hallere bak !…

             Gün geldi, yol genişletme nedeni ile Tarlabaşı caddesi yıkıldı. Yol boyunca sıralanan restorant ve barlar toprak altında yok oldu. GERİYE SADECE İŞLENEN GÜNAHLAR KALDI.

Bu yazı DİN BİLGİSİ kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>